Avrupa Birliği ve Türkiye İlişkileri
Paris Antlaşması'ndan Ankara Anlaşması'na, genişleme süreçlerinden bugüne. Her konuyu hem geriye dönük hem ileriye dönük bir bakışla, yapay zekâ destekli analizle ele alıyoruz.
Yapay zekâ destekliKöyümün üzerinden, FPV uçağımın kamerasından

Zafer GülerÖğr. Gör. Dr. Zafer Güler · 21. Dönem İstanbul Milletvekili
Merhaba
Bütün ailem gibi ben de eski İstanbul Üsküdarlıyım. On beş yıldır köylerde yaşıyorum. On yıl önce İstanbul'da, Şile'nin bir köyündeydim; şimdi ise Çanakkale'nin bir köyünde, tarlaların içinde, zeytin ağaçlarının altındaki küçük bir kulübede yaşıyorum. Elektriğimi on yıldır güneş panelleri ve rüzgâr türbinleriyle kendim üretiyorum. Otomobilim de elektrikli; onu da güneş panelleriyle şarj ediyorum.
Hayatımın büyük kısmının parlak geçtiğini söyleyemem. Uluslararası ticaret ve siyaset önemliydi; tabii kendi çapımda kitaplar ve çeviriler de vardı. Avrupa'da ve eski Sovyetlerde az zaman geçirmedim. Bir dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeydim. Oradan ayrılınca ruhumun hastalandığını söyleyemem; çok çabuk sıradan bir insan olmayı başardım. Zaten biliyordum, gösterilen iltifatlar menfaat sahiplerinindi. Herhangi bir yerde eski sıfatımı kullanmaktan her zaman utanmışımdır. Doktora eğitiminde de hocalarım eski milletvekili olduğumu ancak sınavları geçtikten sonra öğrendiler. Bu, kendime olan saygımı kat kat artırdı. Aslında seçilmek için de, o işte de liyakatliydim; ancak başkasının şapkası altından çıktığımı hiçbir zaman unutmadım.
Bugün öğrencilerimle birlikte Avrupa Birliği'ni, hukuku, siyasi düşünceyi ve yapay zekâyı konuşuyorum.
Bu sayfa benim özel sayfam. Burada kendimi, hobilerimi ve amaçlarımı anlatıyorum; ne okuduğumu, ne öğrettiğimi ve nereleri gezdiğimi anlatacağım bir köşe olacak. Hiçbir şeyi abartmaya gerek yok. Esas olan, bu dünyadan gitmeden mümkün olduğunca infak etmektir.

Yaşam alanım
Çocukluğumdan beri bisiklete biniyorum. Hemen hemen her gün bisikletle küçük bir Boğaz turu yaparım. Pedal çevirdiğim yolun karşısında Gelibolu Yarımadası durur; her gün orada ebedî yolculuklarına çıkan insanları yad ederim.
Burası benim yaşam alanım. Bence dünyanın en güzel yeri.
Her yıl mutlaka bir yurt dışı uzun menzil bisiklet turu yaparım. Son turum Amsterdam'dan Viyana'yaydı. Çanakkale Bisiklet Platformu ile de her yıl farklı etkinliklere katılıyorum.






Şu bir gerçek ki insan kendi cennetini kurabilir. Arada sıkıntılar olmuyor değil tabii: hastaneler, hastalıklar, stresler, ağrılar ve sınırlarını bilmeyen insanların zulmü.
Şimdi ne yapıyorum
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak ders veriyorum. Daha önce İbn Haldun Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde de ders verdim.
Derslerimi ilk kez baştan sona yapay zekâ destekli olarak geliştirdim. Öğrenciler metinleri yapay zekâyla birlikte okuyor, karşı argümanlarla sınanıyor ve kendi analizlerini kuruyor.
Amacım yapay zekâyı bir kısayol olarak değil, bir düşünme ortağı olarak kullanmayı öğretmek. Kaynağı sorgulamak, abartıyı ayıklamak ve kişisel veriyi korumak da dersin parçası.
Paris Antlaşması'ndan Ankara Anlaşması'na, genişleme süreçlerinden bugüne. Her konuyu hem geriye dönük hem ileriye dönük bir bakışla, yapay zekâ destekli analizle ele alıyoruz.
Yapay zekâ destekliGüzel sanatlardan eğitim bilimlerine, tüm bölümlere açık bir program. Bilinçli, etkili ve etik yapay zekâ kullanımı; proje odaklı grup çalışması ve sonunda bir mikro yeterlilik belgesi.
İlk kez açıldıAB'nin kurucu antlaşmaları, kurumları ve hukuk düzeni. Hukuk öğrencileriyle AB hukukunu Türkiye'nin bakış açısından tartışıyoruz.
Daha önce verildiSiyasetle hukukun kesiştiği yerler: devlet, anayasa, haklar ve iktidar. Klasik metinlerden güncel tartışmalara.
Daha önce verildiProje
Karıncalar tek başına küçük, birlikte çok güçlü. Go to Ant, bir şehrin ya da bölgenin kalkınması için yapılan, sonu açık bir proje.
Ayrıntıları yakında burada paylaşacağım.
Buraya nasıl geldim

Üsküdar'da büyüdüm, Halide Edip Adıvar Lisesi'nde okudum.
Ankara Üniversitesi DTCF'de Rus Dili ve Edebiyatı okudum, ardından bir süre Moskova'da yaşadım. Uzun hikâye.
Puşkin'le tanışmam buraya dayanıyor. Yeni açılan Sovyetlerin kapısından ilk girenlerdenim.
1988–1998 yıllarında dış ticaret ve sermaye şirketlerinde çalıştım. 1989'da kendi şirketimi kurdum ve birçok Avrupa ülkesine ihracat yaptım. Aynı zamanda Rusça ve İngilizce noter yeminli tercümandım.
Edebî eserleri Rusça aslından yeniden çevirmek bambaşka bir işti. Para getirmiyordu ama çok haz vericiydi. Puşkin, Lermontov, Tolstoy ve nice Rus şair arkadaşlarım oldu.
ABD'de MBA yapmayı araştırırken ABD'li hocalar Yeditepe Üniversitesi'ne, İstanbul'a geldi. Böylece 1996'da İngilizce MBA'i bitirdim; tez konum "Marketing on Internet"ti. Her şey bir anda hızlandı; firmamın 1996 yılında kurduğum web sayfası çok daha etkili bir yola girmiş oldu. Türkiye'de ilk olarak internet ve onun sağladığı imkânlarla yurtdışından yeni müşteriler bulma şansını yakaladım. MBA'de yaptığım tez çalışması da bir ilkti. Bu arada Anadolu Üniversitesi'nde İşletme de okudum. Fazla diploma göz çıkarmaz.
Hukuk fakültesine gitmedim; avukat ya da devlet memuru olmak istemiyordum. Babam İstanbul'un iyi ceza avukatlarındandı, yaz tatillerim onun yanında geçti. Bütün ticari davalarıma kendim girip çıktım, dilekçelerimi kendim yazdım. Doktorada ise Medeni Hukuku da Borçlar Hukukunu da hatmettim; AB hukukunu anlamak için bütün hukuk sistemini bilmek gerekiyordu.
Tam doktoraya başlayacakken siyasete girmeye karar verdim. 21. Dönem İstanbul Milletvekili oldum; TBMM Dışişleri Komisyonu ve Uluslararası Parlamenterler Birliği (IPU) üyesiydim.
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit için yenilenebilir enerji, AB Gümrük Birliği, uluslararası tahkim ve ombudsmanlık üzerine raporlar hazırladım. Kanun yapma teknikleri ve AB'nin hukuki normları üzerine de çalıştım. Bozcaada rüzgâr santrali projesinin başlaması bu dönemin işleri arasında. Brüksel ve Strazburg zaten ticaret yaptığım yerlerdi, hiç zorlanmadım. Aynı şekilde o günkü şartlarda teknolojinin bütün imkânlarından faydalandım. Adı zaferguler.net olan bir web sayfam vardı; bütün yurttaşlarla buradan temas kurma şansım oluşmuştu. Bütün parlamento üyelerine dağıtılmak üzere kendi bilgisayarımda yenilenebilir enerji kaynakları üzerine "Ekonomik Kalkınmada Alternatif Enerji" CD'sini hazırladım; genel sorunlarla ilgili çalışmalar da yaptım. Aslında işimi bulmuştum; çalışmalarımın Başbakan Ecevit tarafından takdir edilmesi beni çok mutlu etmişti. Ama yolumu ayırmak zorunda kaldım. Cumhuriyet tarihinin en trajik olaylarını yaşadım ve siyaset benim için bitti.



Sonra yeniden kürkçü dükkânına döndüm. Ardından o tecrübeli dönemi eğitimle taçlandırmak istedim: İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde Uluslararası Ticaret Hukuku ve AB Hukuku doktorası. Uluslararası ticaret ve yatırım hukuku hakemiyim.
Doktoradan sonra çok huzurlu bir okulda, İbn Haldun Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak derslere devam ettim. Şimdi ise ÇOMÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde ders veriyorum.
Aslında ben yaşadıklarımı öğretiyorum. Akademisyenlik başka bir şey; ben o değilim. Ben gerçekleri gençlere aktarmak isteyen adamım: nasıl mücadele edeceklerini, hayata nasıl tutunacaklarını, bu zorlu koşullarda nasıl rekabet edeceklerini öğretiyorum. Çünkü ben başardım.
Yıllardır istediğim hayatı yaşıyorum. Saman çöpü gibi savrulmadan, kimsenin hakkına girmeden, hırsa kapılmadan, sadece faydalı olmayı hedefleyerek. Şimdi verdiğim dersler tamamen yapay zekâ odaklı ve yeni dünyaya uyum sağlama ilkesine dayanıyor. Eski kafaya göre bir iş değil; bilgiye ve çalışmaya dayalı bir sistem. Daha doğrusu, eğitim artık dünyayı tanıyan insanların işi. Sadece okumakla eğitimci olunmaz; çok gezmek ve çok bilmek gerekiyor. Gençleri yarına hazırlamak, çok bildiğini zanneden insanların değil, bildiğini iyi aktarabilen insanların işidir. Artık bilgi öğretiminin ve düşünmeyi öğretmenin ilkeleri kökten değişmiştir. İnternetin çıktığı dönemi bu sefer de yapay zekâ ile yaşıyoruz. Bunu iyi değerlendirmeliyiz.
Birçok çeviri de yaptım. Son kalan bazı şiir çevirilerim burada. Aynı zamanda birçok kitap çalışması yaptım; bazıları basıldı, onlar aşağıdaki listede.
Yazdıklarım
Üzerinde çalıştıklarım: Rusya ve Geleceğin Enerji Koridoru, Trans-Atlantik Birliği Hedefleri, AB Enerji Stratejileri ve Türkiye. Rusçadan şiir çevirilerim şu sayfada.
Ders dışında
Gökyüzüyle işim hiç bitmedi. Paramotordan insansız hava araçlarına, bu alanda en az 15 yıllık bir tecrübem var denebilir.

Paramotorla yıllardır ilgileniyorum. İlk yerli paramotoru ben yaptım ve Nevşehir'deki bir arkadaşıma gönderdim. Hâlâ uçuruyor mu, bilmiyorum.
İspanyol HE-Paramotores motorlarını ve Sungliders kanatlarını da Türkiye'ye getirdim.
Birçok insansız hava aracı planladım ve geliştirdim. Z3 adını verdiğim kendi tasarımımla Çengelköy üzerinden canlı görüntü aktarmıştım.
Bugün de sabahları erkenden uçuyorum. Kendi uçağımı kuruyor, ayarlıyor ve gözlükle uçaktaki kameradan bakarak uçuruyorum.


Python ile ilk kez orada tanıştım; yani bugünkü yapay zekânın anahtarlarını elinde tuttuğunu zanneden yazılımla. Acaba derinleşsem mi, daha doğrusu iyice öğrensem mi, diye düşündüm. O zaman şuna karar verdim: Gerek yok. Bu yazılım bilimini akıcı bir şekilde yeniden sistemleştirecek başka bir yeteneğin ortaya çıkma ihtimalini değerlendirdim. O günlerde konuşulan "yapay zekâ" söylencesinin esintilerini hissetmiştim... Şimdi artık oturup yüzlerce satır kod yazmaya gerek yok...



Yazın
Bir ders, bir kitap ya da bir uçuş hakkında yazmak isterseniz:
Over my village, from my FPV plane’s camera

Zafer GülerLecturer, Dr. Zafer Güler · Former Member of Parliament for Istanbul (21st term)
Hello
Like the rest of my family, I am an old Istanbulite from Üsküdar. I have been living in villages for fifteen years. Ten years ago I was in a village near Şile in Istanbul; now I live in a village in Çanakkale, in a small hut among the fields, beneath the olive trees. For ten years I have been making my own electricity with solar panels and wind turbines. My car is electric too, and I charge it with my solar panels.
I can't say most of my life has been glamorous. International trade and politics mattered; of course there were also books and translations, in my own modest way. I spent a good deal of time in Europe and the former Soviet Union. For a time I was in the Grand National Assembly of Turkey. I can't say my spirit suffered when I left; I managed to become an ordinary person again very quickly. I already knew that the compliments came from people who wanted something. I have always been embarrassed to use my former title anywhere. During my PhD, too, my professors only found out that I had been a Member of Parliament after I had passed my exams. That made my self-respect grow many times over. In truth, I deserved both to be elected and to do that job; but I never forgot that I had come out from under someone else's hat.
Today I talk with my students about the European Union, law, political thought and artificial intelligence.
This is my personal page. Here I write about myself, my hobbies and my goals; it will be a corner for what I read, what I teach and the places I travel. There is no need to exaggerate anything. What matters is to give as much as you can before you leave this world.

Where I live
I have been riding a bicycle since childhood. Almost every day I take a short ride along the Dardanelles. Across the water from the road I ride lies the Gallipoli Peninsula, and every day I remember the people who set out on their eternal journey there.
This is where I live. To me, it is the most beautiful place in the world.
Every year I make at least one long-distance cycling tour abroad. My latest went from Amsterdam to Vienna. I also join different events every year with the Çanakkale Cycling Platform.






It is true that a person can build their own paradise. There are hard days too, of course: hospitals, illnesses, stress, pain, and the cruelty of people who know no limits.
What I do now
I teach as a lecturer at the Faculty of Political Sciences of Çanakkale Onsekiz Mart University. Before that, I also taught at the Faculty of Law of Ibn Haldun University.
I developed my courses from the ground up as AI-supported courses, for the first time. Students read texts together with AI, test their ideas against counter-arguments and build their own analyses.
My aim is to teach AI as a thinking partner, not a shortcut. Questioning sources, filtering out hype and protecting personal data are part of every course.
From the Treaty of Paris and the Ankara Agreement to enlargement and today. Each topic is analysed both retrospectively and prospectively, with AI-assisted analysis.
AI-supportedOpen to every department, from fine arts to education. Conscious, effective and ethical use of AI through project-based group work, ending with a micro-credential certificate.
Offered for the first timeThe founding treaties, institutions and legal order of the EU, discussed with law students from Turkey's perspective.
Taught beforeWhere politics and law meet: the state, the constitution, rights and power. From classic texts to current debates.
Taught beforeProject
Ants are small alone and strong together. Go to Ant is an open-ended project for the development of a city or a region.
I will share the details here soon.
How I got here

I grew up in Üsküdar and attended Halide Edip Adıvar High School.
I studied Russian Language and Literature at Ankara University, then lived in Moscow for a while. It's a long story.
That's how I came to meet Pushkin. I was one of the first to walk through the newly opened gates of the Soviet Union.
Between 1988 and 1998 I worked for foreign trade and investment companies. In 1989 I set up my own company and exported to many European countries. I was also a sworn translator of Russian and English.
Translating literary works anew from the original Russian was a different matter altogether. It brought in no money, but it was immensely rewarding. Pushkin, Lermontov, Tolstoy and many other Russian poets became my friends.
While I was looking into an MBA in the US, American professors came to Yeditepe University in Istanbul. So in 1996 I completed an MBA taught in English; my thesis was "Marketing on Internet". Then everything suddenly sped up; the website I set up for my company in 1996 took on a far more effective role. I was among the first in Turkey to find new customers abroad through the internet and what it made possible. My MBA thesis was a first, too. Along the way I also studied Business Administration at Anadolu University. You can never have too many diplomas.
I didn't go to law school; I didn't want to be a lawyer or a civil servant. My father was one of Istanbul's good criminal lawyers, and I spent my summer holidays at his side. I handled all my commercial cases myself and wrote my own petitions. During my PhD I studied Civil Law and the Law of Obligations cover to cover; to understand EU law, you need to know the whole legal system.
Just as I was about to start my PhD, I decided to enter politics. I became a Member of Parliament for Istanbul in the 21st term, and a member of the Foreign Affairs Committee and the Inter-Parliamentary Union (IPU).
I prepared reports for the then Prime Minister, Bülent Ecevit, on renewable energy, the EU Customs Union, international arbitration and the ombudsman system. I also worked on legislative drafting techniques and the EU's legal norms. The launch of the Bozcaada wind farm project was among the work of that period. Brussels and Strasbourg were places where I had already done business, so I had no difficulty at all. In the same way, I made use of everything the technology of the day could offer. I had a website, zaferguler.net, and through it I was able to stay in touch with citizens. On my own computer I produced a CD on renewable energy sources, "Alternative Energy in Economic Development", to be distributed to every member of parliament, and I also prepared studies on wider public issues. In fact, I had found my calling, and Prime Minister Ecevit's appreciation of my work made me very happy. But I had to part ways. I lived through some of the most tragic events in the history of the Republic, and politics was over for me.



Then I went back to where I had started. After that, I wanted to crown those years of experience with education: a PhD in International Trade Law and EU Law at Istanbul Commerce University. I am an arbitrator in international trade and investment law.
After my PhD I went on teaching as a lecturer at a very peaceful school, the Faculty of Law at Ibn Haldun University. Now I teach at the Faculty of Political Sciences at ÇOMÜ.
In fact, I teach what I have lived. Being an academic is something else; that's not who I am. I am a man who wants to pass on the realities of life to young people: how to fight, how to hold on, and how to compete in these hard conditions. Because I made it.
For years I have been living the life I wanted. Without being tossed about like a piece of straw, without stepping on anyone's rights, without giving in to greed, aiming only to be useful. The courses I teach now are entirely focused on artificial intelligence and built on the principle of adapting to the new world. It is not an old-school approach; it is a system built on knowledge and hard work. More precisely, education is now the work of people who know the world. You do not become an educator just by reading; you need to travel widely and know a great deal. Preparing young people for tomorrow is not the job of those who think they know a lot, but of those who can pass on what they know well. The principles of teaching knowledge and teaching how to think have changed at the root. We are living through the moment the internet arrived all over again, this time with artificial intelligence. We should make good use of it.
I have also done many translations. Some of my remaining poetry translations are here. I have worked on many books as well; the ones that were published are in the list below.
What I've written
My books are written in Turkish. They cover energy investment contracts and arbitration, social democracy in Turkey, Russia from Stalin to Putin, the Gallipoli campaign, the global sugar trade, Germany's "deep state", and a historical study of Zübeyde Hanım, Atatürk's mother.
In progress: Russia and the Energy Corridor of the Future, Transatlantic Union Goals, EU Energy Strategies and Turkey.
Outside the classroom
I have never finished with the sky. From paramotors to unmanned aerial vehicles, I have at least fifteen years of experience in this field.

I have been into paramotoring for years. I built the first domestically made paramotor in Turkey and sent it to a friend in Nevşehir. I don't know if he still flies it.
I have planned and developed many UAVs. With Z3, a design of my own, I streamed live video over Çengelköy on the Bosphorus.
I still fly early in the morning, building and tuning my own plane and flying it through the onboard camera with FPV goggles.


That is where I first met Python, the software that thinks it holds the keys to today's artificial intelligence. I wondered whether I should go deeper, or rather learn it properly. Back then I decided: no need. I weighed the chance that some other capability would come along and fluently re-systematize this whole science of software. I had already felt the first breezes of the "artificial intelligence" legend people were talking about in those days... Now there is no longer any need to sit down and write hundreds of lines of code...



Write to me
If you'd like to write about a course, a book or a flight: